DUALARLA BULUŞMAK ÜMİDİ İLE



SÜNNETLER

  • 3/1/2008

 

1. Duyduğu her söze itibar etmezdi.  “ Duyduğu her sözü başkalarına anlatan yalandan kurtulamaz” buyurmuştur.

Peygamber s.a.v. Efendimizin sünnetlerini yaşamaya var mısınız?

  • 1/1/2008

 

ALLAH c.c. yardımcımız olsun…

 

  1. Gecenin son üçte birine doğru uykusundan uyanırdı.

 

  1.  Uykudan uyanınca “ Bizi öldükten sonra dirilten Allah’a hamdolsun. Yeniden diriltip huzurunda toplayacak da O’dur” diye dua ederdi.

 

  1. uykudan uyandıklarında pencereden gökyüzüne bakarak Al-i İmran suresinin son bir ayetini okurdu.

 

  1. Uyandıktan sonra sağ tarafından başlayarak gömleğini giyerdi.

 

  1. Uyandıktan sonra ilk yaptığı işlerden biri de misvaklamaktı.

PEYGAMBERİMİZE AİT ( NEDEN ÇOK EVLENDİ)

  • 16/6/2007

SORU: Peygamberimiz niçin ve neden çok evlendi? Çok evlenmesi nefsine
olan düşkünlüğünü göstermez mi?


CEVAP: Peygamberimiz ( s.a.v) niçin evlenmesin? O da insan değil miydi? Elbette, o da bir
insan olduğuna göre evlenecekti.

Gelelim Peygamberimizin (s.a.v) çok evlenmesine. Peygamber (s.a.v) zamanında çok
kadınla evlenmekte sınır yoktu. Herkes, maddî durumuna göre istediği kadar kadın
alabiliyordu. İşte Peygamberimiz böyle bir zamanda ilk evliliğini 25 yaşında, kendisinden
15 yaş büyük olan 40 yaşındaki Hazreti Hatice validemizle yaptı. Ve 25 yıl Hatice
validemizle beraber yaşadı. Hatice validemiz, 65 yaşında vefat etti. Hatice validemizin
vefatından sonra üç sene daha evlenmedi
. Üç seneden sonra, Allahu Teala’nın emri ile
evlendi. Peygamberimiz (s.a.v), Hatice validemizin (r.a) vefatından üç sene sonra
evlenirken şöyle demiştir: “Beni affet Hatice’m, Allah’ın emri olmasaydı evlenmezdim.”


Evet Peygamberimiz, Hatice validemizin vefatından üç sene sonra Allah’ın emri ile
evlenmeye başlamıştır. Hatta Hatice validemiz ihtiyarlayınca Peygamber Efendimize; “Ya
Resulullah, ben ihtiyarladım, sen daha gençsin, evlen” dediği zaman, Peygamberimiz
(s.a.v);
“Ya Hatice bir daha böyle konuşursan sana gücenirim”
demiştir.

Şimdi nötr olarak ve akl-ı selimle düşünecek olursak, Peygamberimiz (s.a.v), Mekke
şehrinde hatta bütün dünyada en güzel, yani yakışıklı iken, bütün halk tarafından “elemin”
yani en güvenilir insan olarak telakki edilirken, niçin kendisinden onbeş yaş büyük,
hatta iki defa evlilik geçirmiş bir kadın olan Hatice validemizle evlendi? Eğer “Hazret-i
Hatice zengindi de ondan evlendi” denilirse, biz de deriz ki: Hatice validemizle (r.a)
evlendikten kısa bir zaman sonra bütün mallarını fakirlere dağıtmışlardı
. Zenginliği için
evlenen malların hepsini dağıtır mıydı? Nefsi için evlense, kendisinden onbeş yaş büyük
olan Hatice validemizle evlenir miydi? Peygamberimiz (s.a.v), kırk yaşında nübüvvet devri
başlayıp Allah’ın emirlerini anlatmaya başlayınca, müşrikler: “Gel bu peygamberlik
davasından vazgeç, eğer başkan olmak istiyorsan seni başımıza başkan yapalım. Eğer güzel
kızlarla evlenmek istiyorsan, sana istediğin kadar güzel kız verelim. Yeter ki bu
peygamberlik davasından, atalarımızın dinine hakaret etmekten vazgeç.
” dedikleri zaman
Peygamberimiz (s.a.v.): “Bir elime güneşi, bir elime ayı koysanız, vallahi ben davamdan
vazgeçmem
” buyurmuşlardır. Ve Peygamberimiz bu sözleri söylediği zaman da, Hatice
validemiz Altmış yaşındaydı. “Ben ihtiyarladım sen daha gençsin, evlen” dediği halde niçin
Peygamberimiz evlenmedi? Evet… “Peygamber, nefsine düşkün olduğu için çok evlendi”
diyenler, size soruyorum: Müşrikler, “Şehrin en güzel kızlarından istediğin kadar verelim”
dedikleri halde, Hatice validemiz, “Ben ihtiyarladım sen daha gençsin, evlen” dediği halde
niçin evlenmedi? Nefsine düşkün olsa idi evlenmez miydi? Elbette evlenirdi? Hem de
Peygamberimiz (s.a.v): “Allahu Tealâ, bana, cinsî yönden 40 erkek kudreti vermiştir”
dediği halde.

Peygamberimiz (s.a.v), Hatice validemizin vefatından üç sene gibi uzun bir zamandan
sonra çok kadınla evlenmiştir. Ama sebepleri vardır. Bir defa nefsi için evlense idi, gençlik
devresinde evlenirdi.
Elli küsur yaşından sonra çok kadınla evlenmezdi. Elli küsur
yaşından sonrada evlenmesi, nefsi için evlenmediğini göstermez mi?

Peki niçin elli küsuryaşındım sonra çok evlendi?” denilecek olursa:

1 Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Allah’ın emri ile yeni bir din getirmişti. Bu dinin
emirlerinin içinde kadınların mahrem işleri ile ilgili hükümler de vardı. Lohusalık, aybaşı
ve diğer mahrem konular gibi. İşte bu halleri, Peygamberimiz, kadınlara en teferruatı ile
anlatamayacağından ve onlara da mutlaka anlatması gerektiğinden ve bunu da kadınlar
yapacağından Allah’ın emri ile Peygamberimiz (s.a.v) çok evlendi.

2 _ Peygamberimiz (s.a.v), Allah’ın (c.c.) emri ile dini yaymaya başladığı zaman,
Müslüman olanlarla beraber müşriklerden çok eziyet görüyordu. İslâmiyet, yeni yayılmaya
başladığından müşriklerden bazısının babası iman ediyor, evladı etmiyor, bazısının evladı
ediyor, babası etmiyordu. Kardeşi iman ediyor, kendisi etmiyor. Kadın iman ediyor, kocası
etmiyordu. Bazen karı-koca beraber iman edenler de oluyordu. Müslüman olanlar,
müşriklerden çok eziyet gördüklerinden, bazı Müslüman evli erkekler öldüğü zaman
Müslüman karısı yalnız başına himayesiz kalıyordu.

Babasının veya akrabasının yanına gitse derhal öldürüleceklerdi, işte böyle kadınları,
Peygamber Efendimiz (s.a.v) himaye etmek gayesi ile kadının isteğine bağlı olarak bazen
kendisi, bazen de ashabına nikahlardı
. Yine aynen bunun gibi bazı müşriklerin hanımlarını
veya kızları Müslüman oluyor. Müslüman oldu diye babası veya kocası onu dayanılmaz
işkencelere sokuyorlardı. Fırsatını bulup bu işkenceden kaçan himayesiz kadınları,
Peygamberimiz, kadınların isteğine bağlı olarak ya kendisine veya ashabından birine
nikahlıyordu
. Hemen şunu da söyleyelim: Bu hadiseler olurken, Arabistan’da herkes
maddî ve manevî durumuna göre birçok kadınla evleniyordu. İslâm dini, kadınla
evlenmeyi birden dörde çıkarmış değil, çoktan dörde indirmiştir. Sadece dörtten fazla
evlenmek yukarıda bir kısmını saydığımız sebeplerden dolayı Peygamberimize aittir. Ve
Peygamberimiz: “Cinsî yönden Allah’ım beni 40 erkek kudretinde yarattı” dediğini
unutmamak gerekir. Buna rağmen yine ‘de Allah Rasulü: “Adaleti maddî ve manevî yönden
tatbik etmemde bana yardım et
” diye Allah’a (cc.) dua etmiştir.

3 — Zevcelerin her birinin çeşitli kabilelerden olması sebebiyle, evvelâ o kabileler arasında,
sonra da muazzez şahsiyetiyle akrabalık tesis buyurduğu bütün cemaatler içinde, köklü bir
sevgi ve alâkaya yol açıyordu. Her kabile onu kendinden biliyor, din hissinin yanında
yaratılıştan, fıtrattan olan bir tutkunlukla ona karşı derin bir bağımlılık hissediyordu. Her
kabileden aldığı kadın, onun hayatında ve vefatından sonra kendi cemaatı arasında çok
ciddi dinî hizmete vesile olabiliyordu. Uzak, yakın bütün akrabalarına İslâmiyet’i
anlatıyordu. Bu sayede onun kabilesi de, kadın ve erkeğiyle, Kur’an’ı, tefsiri, hadisi ondan
öğreniyor ve dinin ruhuna vakıf olabiliyordu.
Bu evlilikler vasıtasıyla, tek önderimiz, âdeta,
bütün Araplarla yakınlık kurmuş gibi her hanenin teklifsiz misafiri haline gelmişti. Herkes
bu yakınlık vasıtasıyla Efendimize yaklaşabiliyor ve dinin emirlerini görme fırsatını
buluyordu. Aynı zamanda, bu ayrı ayrı aşiretlerin her biri, kendini ona yakın sayıyor ve
bununla iftihar ediyordu.
Mahzunoğulları, Ümmü Seleme (r.a) vasıtasıyla, Emeviler, Ümmü Habibe (r.a) vasıtasıyla,
Hâşimîler, Zeynep bint-i Cahş (r.a) vasıtasıyla kendilerini ona yakın kabul edip, bahtiyar
sayıyorlardı.


Şu kısacık anlatmamız, iyi niyetli olanları, Peygamber Efendimizin çok kadınla
evlenmesinin nefsî yönünden olmadığını anlatması bakımından yeter de artar bile…
Meselenin özü, “Peygamberimiz hiç evlenmeseydi, Hazreti İsa’yı taklit edip evlenmeyen
papazlar gibi, bizde de evlenmek haram noktaya kadar gelirdi.”

Emine Şenlikoglu Gençliğin İmanını Nasıl Çaldılar?

Peygamber Efendimiz Buyurdular ki;

  • 18/4/2007

Kim namaz kılmaz ve namazı hafife alırsa Allah o kişiyi 6’sı dünyada, 3’ ölürken, 3’ü kabirde, 3’üde kabirden çıkarken 15 şeyle cezalandırır.

DÜNYADAKİLER

v    Ömrünü kısaltır.

v    Salihlerin simasını yüzünden siler.

v    Yaptığı hiçbir amele sevap verilmez.

v    Duası Allah katına çıkmaz.

v    Dünyadaki bütün mahlukat ona buğuz eder.

v    Salihlerin duasından nasibini alamaz.

ÖLÜRKEN BAŞINA GELECEK ÜÇ ŞEY 

v    Zelil olarak ölür.

v    Aç olarak ölür.

v    Susamış olarak ölür ki dünyanın denizlerini, ırmaklarını o insana içirseler yine içindeki harareti söndürüp susuzluğunu gideremez.

KABİRDE BAŞINA GELECEK ÜÇ ŞEY

v   Allah kaburgalarını birbirlerine girip yapışıncaya kadar kabrini daraltır.

v   Kabrinde ateş yanar.

v   Allah ona bir yılan musallat eder, yılan ona vurarak kıyamete kadar azap eder.

KIYAMET GÜNÜ BAŞINA GELECEKLER

v    Allah ona yüzünün üzerinde cehenneme sürükleyecek birini musallat eder.

v    Allah ona gazapla baktığı zaman yüzünün eti eriyip düşer.

v    Allah onu en küçük günahtan dahi hesaba çeker, affetmez.

BAŞKA BİR HADİSDE DE ŞÖYLE BUYURDULAR;

v    Sabah namazını terk edenin yüzünde nur olmaz.

v    Öğle namazını terk edenin rızkından bereketi kaldırır.

v    İkindi namazını terk edenin vücudunda kuvvet olmaz.

v    Akşam namazını terk eden evladını hayrını görmez.

v    Yası namazını terk eden uykusunda rahat edemez.

v    Namazdan alıkoyan rızka (işe) “Allah bereket vermesin” diyerek Peygamber Efendimiz beddua etmiştir ki onun duası mutlaka kabul olur.

 

Efendimiz (s.v.s)'ın bazı sünnetleri.

  • 18/4/2007

Rabbimiz Teala Hz. Buyuruyor ki : (Habibim) de ki...

''Allah'ı seviyorsanız, Bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve Günahlarınızı Bağışlasın ve Allah son Derece Bağışlayıcı Ziyade Acıyandır''

(AliimraN-31)

Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Selam buyuruyor ki :

'' Her kim Ümmetimin FESAD Zamanında Sünnetime Yapışırsa (sarılırsa) O'nun için Yüz şehid
SEVABI VARDIR.''

EFENDİMİZİN YAKLAŞIK 4.000 KÜSÜR SÜNNET-İ VAR, BUNLARDAN BAZILARI, ŞUNLARDIR.


1- Yolda yürürken konuşmamak

2-Yatarken abdest almak

3-Ezan okunurken hiç birşey yapmadan oturmak (günümüz de malefes insanlar, ezan
okunurken her birtürlü agınlığı yapıyorlar...

4-Herşeye besmele ile başlamak

5-Cuma günü tırnak kesmek

6-Suyu üç yudumla içmek

7-Birşey yerken üç parmakla yemek

8-Her cuma sadaka vermek

9-Orucu su yada hurma ile açmak

10-Yatarken sağ tarafımıza dönüp, uyuymak

11-Bir yere misafirliğe giderken tatlı götürmek

12-Herşey giyerken sağdan çıkarırken soldan çıkartmak

13-kırk gün her sabah aç karına, gün atlamadan siyah kuru üzüm yemek

14-Evden çıkarken abdest almak

15-Tuvalete veya banyoya sol ayakla çıkarken, sağ ayakla çıkmak

16-Evlerimize, camilerimize, dersanemize sağ ayağımızla girip, sol ayakla çıkmak

17-Yolda giderken ayağımıza takılaçak yada bizi engellicek bir şeyle karşılaşırsak onu kenara almak

18-Banyo ve tuvalete tükürmemek

19-Tuvaletten çıkarken elleri yıkamak

20-Hasta ve yaşlıları ziyaret etmek

21-Meyvenin çekirdeğini sol el ile çıkartmak

22-Yüzme öğrenmek ve ok atmak at binme,( günümüz de araba yada silah kullanmayı öğrenmek) gibi..

23-İnsanları yüzüne karşı övmemek

24-Sabah kalkınca burnumuzu üç defa sümkürmek (silmek)

25-Cuma günleri beyaz elbise giymek

26-Ayakkabılarımızı giyerken ters çevirip temizleyip giymek

27-Sofraya oturmadan ve kalkınca ellerimizi yıkamak

28-Soframızda yeşillik ve sirke bulundurmak

29-Sofradayken tabağımızı sıyırmak (lokmamızla sıyırmak)

30-Sofradaki tırıntıyı, sağ elimizle işaret parmağı ile toplamak

31-Sofraya iyice acıkmadan oturup, doymadan kalkmak

32-Topluluk içinde yanımızdaki ile fısıldaşmamak

33-Misafire hoşaf suyu ikram etmek

34-Mezar taşlarını okumamak (günümüzde malesef mezar taşlarını öezllikle okuyan insanlar var bunlara dikkat etmeliyiz.)

35-Kurban bayramında kemikleri kırmadan suya veya toprağa gömmek

36-Arabaya bindiğimizde üç kere ELHAMDULİLLAH, üç kere ALLAHUEKBER, bir kere LAİLAHE İLLALLAH demek

37-Yemekten sonra tatlı yemek

38-Kapıya gelen çocuga bir şey vermek

39-Her gün 100'defa ESTAĞFİRULLAH demek

40-Öğle uykusu uyumak, gül suyu kullanmak

41-Sofraya büyüklerden önce oturmamak, kendi önünden yemek ve aç gözlülük yapmamak

42-Peygamber EFENDİMİZ (s.a.v) Buyuruyor ki...
insanların en hayırlısı en çok okuyan, ALLAH (c.c)'tan en çok korkan, iyiliği en çok öğreten, kötülüğü en çok men ede (yapmayan, yaptırmayan) en çok sıla-i Rahimde bulunandır.

43-İlk verilen sözün tutulması

44-Güzel yüzlü olmak, kusurları (öretmek) af ile karşılamak

45-Konuşurken karşında ki isanın göz bebeğine bakarak konuşmak

46-Selam vermek, yemeği iki öğün yemek

47-Kötülük edene iyilik etmek

48-Tane tane konuşmak muhatabının anlayacağı şekilde konuşmak (gerekirse üç defa sözünü tekrarlamak

49-Misfak kullanmak, Tuvalete girerken ve çıkarken DUA okumak

50-Her gece göze sürme sürmek

51-Güsül abdest-inden sonra iki rekat NAMAZ kılmak

52-Cuma günü et yemek

53-Bir iş yaparken peygamber EFENDİMİZ (s.a.v)'in nasıl iş yaptığını düşünerek iş yapmak

54-Tesbihat okumak

55- Yemek yerkenken başkasının yemeğine bakmamak

Dostlar, buraya nakledilecek çooook daha sünnet-i seniyye var, LAKİN insanlar çok hafif gördükleri SÜNNETLER-İ yapmaktan aciz kalıyorlar, hepimiz bu acizliğe düşüyoruz.

Mevla hatırlatırken musibetle hatırlatmasın, DAİMA merhametle hatırlatsın...AMİN

ALLAH-U Tealanın Bir kulu sevmemesi, Onun faydasız şeylerle uğraşmasından Anlaşılır.
ALLAH kulunu Unutmuyor. Bütün KAİNAT-I kuşatan NURUNDAN hiç ama hiç birşey GİZLENEMEZ.

EFENDİMİZ (S.A.V) BUYURUYORLARKİ

  • 16/4/2007

Beş şeyi çok iyi değerlendir !
Peygamber efendimiz s.a.v. bir sahabiye öğüt için şöyle buyurmuştur.
Beş şeyden önce, Beş şeyi çok iyi değerlendir.
1. İhtiyarlamadan önce gençliğini !
2. Hastalanmadan önce sağlığını !
3. Meşguliyetten önce boş zamanı !
4. Fakir düşmeden önce zenginliğini !
5. Ölmeden önce hayatını

Bazı Öğütler !
Gençliğini eğlenmekle tüketen, ihtiyarlığını ağlamakla geçirir.
Kibir, yüksek adamı alçaltır.
Yetimlere kefil ol, Peygambere komşu olursun.
Sabır er kişilerin ahlakıdır.
Her iyilik ve kötülüğün karşılığı vardır.
İyilik yap ama başa kakma.
Cennet ucuz değildir, cehennemde pahalı değildir.
Ne halde olursan ol Allah'tan kork.

Değer :
Şu 4 şeyin değerini ancak aşağıdaki 4 kimse bilebilir.
1. Gençliğin değerini ancak yaşlılar bilir.
2. Huzurun değerini ancak bela çekenler bilir.
3. Sağlığın değerini ancak hastalar bilir.
4. Hayatın değerini ancak ölüler bilir.

Peygamberimiz S.A.V. buyurdu ki:
Gece uzundur, onu uyku ile kısaltma.                                               Gündüz aydınlıktır, onu günahlarla karartma.

Peygamberimiz S.A.V. buyurdu ki:
Kıyamet günü, şu üçü hariç, bütün gözler ağlayacaktır.
1. Allah korkusu ile yaş döken Göz.
2. Allah'ın haram kıldığı şeylere bakmaktan kaçınan Göz.
3. Allah yolunda uykusuz kalarak nöbet tutan Göz.

Amel Defteri :
Ademoğlu ölünce amel defteri kapanır,
yalnız şu 3 durumunda kulun defterine iyilik işlenmesine devam edilir.

1. Sadaka-i Cariye (Kalıcı bir Hayır).
2. Bıraktığı ilim’den faydalanabilenler.
3. Ana Babanın affı için dua edecek salih bir evlat.

<-Önceki::


dualarla










BANNERİMİ SİTENİZE
EKLEMEK İÇİN















NAMAZI İHMAL
EDENLER İÇİN



Video'daki İçli bir ses
kıyamet suresinden şu ayetleri okuyor...
"Artık gözünüzü açın!
ne zaman ki can köprücük kemiğine dayanır,
"tedavi edebilecek kimdir?" denir.
(Can çekişen) bunun gerçek bir
ayrılış olduğunu anlar.
Ve bacak bacağa dolaşır.
İşte o (peygamberin getirdiğini)
doğru kabul etmemiş, namaz da kılmamıştı.
Aksine yalan saymış ve yüz çevirmişti.
Sonra da çalım sata sata yürüyerek
kendi ehline gitmişti. Layıktır (o azap) sana layık!
Evet, layıktır sana (o azap) layık.
İşte o gün sevk, ancak Rabbinedir "
(Kıyame Suresi, 75/26-35)


Baş örtüsü
tesettür ün
dinimizde yeri nedir?