DUALARLA BULUŞMAK ÜMİDİ İLE



Sende çocuk bende kuyruk acısı oldukça dost olamayız

  • 31/1/2008

Eski zamanlarda bir beldede fakir bir adam varmış. O kadar fakirmiş ki, köyün çobanı bile ondan zenginmiş. Adam bir gün dağda oduna giderken sıcaktan bunalmış. Bu vaziyette ağzını açmış sanki “Su! Su!” diye bağıran bir yılan görmüş. Adamcağız kendi kendine yılanı sulaması lazım geldiğini düşünmüş. Araya araya bir miktar su bularak yılanın üzerine dökmüş.

Yılan da hakikaten susuzluktan yanmakta olduğundan adamın döktüğü suyu büyük bir zevkle yalamaya başlamış ve adamdan memnun olduğunu belirten bir tavırla oradan çekip gitmiş. Birkaç gün sonra, adam yine ormana gittiğinde yılanı görmüş, yılan da adamı görünce boynunu bir tarafa kıvırarak -Ne yapayım ben? der gibi çekip gitmiş... Fakat adam dağdaki işini bitirip de evine dönerken yine yılanla karşılaşmış. Fakat bu sefer yılanın ağzında bir altın varmış, adamı görünce oraya adamın geçeceği yola bırakıp çekip gitmiş. Adam da altını alarak eve gelmiş. ikinci gün yılandan memnun olduğu için sevinçle bir kaba süt doldurarak yılanı gördüğü yere varmış ki yılan yine ağzında bir altınla adamı bekliyor. Adam sütü bir yere bırakmış yılan da hemen ağzındakini bırakarak süte koşmuş. Adam da altını alarak geri dönmüş ve arkadaşlık başlamış. Yani adamdan süt, yılandan altın... Derken adam zengin olup hacca gitmeye karar vermiş, oğluna da meseleyi uzun uzun anlatarak her gün bir şişe süt götürüp altını almasını söylemiş. Adam hacca gittikten sonra çocuk bir gün sütü götürmüş altını almış, ikinci gün, ben demiş her gün süt götüreceğime yılanı takip eder altının yerini öğrenir onu öldürürüm. Ondan sonra da altınların tamamını alır yılana süt getirmekten kurtulurum, demiş. Hakikaten ikinci gün sütü getirip altını aldıktan sonra, gitmeyip yılanı beklemiş. Yılan tam deliğine başını sokmuş, kuyruğunu da çekeceği zaman çocuk elindeki balta ile yılanın kuyruğunu kesmiş. Fakat yılan can havliyle çıkarak çocuğu sokup öldürmüş ve deliğine geri girmiş ama ölmemiş. Adam hacdan gelip durumu öğrenmiş; ama yine de yılana minnettar olduğu için süt götürmeyi ihmal etmemiş. Bir gün sütü götürdüğünde yılana: -Kabahat bizim çocukta, ben sana süt getirmeye devam edeyim, sen de bana altın getirmeye devam et! dediğinde yılan getirilen sütü içip lisanı hal ile şöyle demiş: -Arkadaş, bu zamana kadar böyle devam ettik. Fakat bende kuyruk, sende de çocuk acısı olduğu müddetçe biz dost olamayız. En iyisi sen rızkını, ben de rızkımı başka yerlerde arayalım, deyip çekip gitmiş. İşte meşhur darb-ı mesel böyle vuku bulmuş

KISSALARIN DİLİNDE İMAN

  • 16/4/2007

DEMEK BİNBİR TANE ŞÜPHESİ VARMIŞ(KISSALARIN DİLİNDE İMAN)

 

MEŞHUR ALİMLERDEN BİRİSİ BİR BELDEYE UĞRAMIŞTI. YANINDA BİR ÇOK TALEBE VE HALK OLDUĞU HALDE BİR İHTİYAR NİNENİN YANINDAN GEÇTİLER, İHTİYAR NİNE KALABALIĞI GÖRÜNCE YANINDAKİLERDEN BİRİNE SORDU:

BU KİMDİR? BU KALABALIK NEDİR?

ALİMİN TALEBELERİNDEN BİRİSİ BUNU DUYDU VE YAŞLI NİNEYE:

ONU TANIMIYOR MUSUN? O, ALLAH TEALA'NIN VARLIĞI HAKKINDA BİNBİR TANE DELİL ORTAYA KOYMUŞ BİR ALİMDİR

DİYE CEVAP VERDİ. NİNE GÜLEREK:

EĞER ONUN ALLAH'IN VARLIĞI HAKKINDA BİNBİR TANE ŞÜPHESİ OLMASAYDI BİNBİR TANE DELİLE İHTİYACI OLMAZDI. BEN YÜCE ALLAH'A DELİLSİZ İMAN EDİYORUM

DEDİ . BU SÖZ ALİME ULAŞTI VE ÇOK HOŞUNA GİTTİ. ELLERİNİ AÇIP

" ALLAH'IM SENDEN ŞU YAŞLI İHTİYAR GİBİ BİR İMAN VE KALP SAFİYETİ İSTİYORUM" DİYE DUA ETTİ. SONRA ETRAFINDAKİLERE :

"BENİM GİBİ DİNİNİZİ ARAŞTIRIN AMA BU NİNE GİBİ DE SAF BİR GÖNÜLLE İMAN EDİN" TAVSİYESİNDE BULUNDU...

KISSADAN DERSLER

  • 16/4/2007

HZ. ALİ (R.A.) DER Kİ:

"KÜÇÜK ÇOCUKKEN ÖLÜP CENNETİN EN YÜKSEK YERLERİNE ULAŞMAK BENİ FAZLA SEVİNDİRMEZ. BENİ SEVİNDİRENYÜCE RABBİMİ TANIYARAK ÖLMEMDİR. BUNU İÇİN YÜCE ALLAHTAN  BENİ UZUNCA AŞATIP KENDİSİNİ TANITMASINI İSTERİM"

 

VELİLERDEN MALİK BÇ DİNAR(RAH), BİR GÜN,

"AH AH! İNSANLARIN ÇOĞU ŞU DÜNYADA BİR ÖMÜR YAŞADI, YEDİ İÇTİ GEZDİ, GÖRDÜ FAKAT ASIL İŞTEN BİR TAT ALAMADAN , KOKUSUNU KOKLAMADAN ÖLÜP GİTTİ." DEDİ. KENDİSİNE    

" NEDİR O TADINI ALAMADIKLARI ŞEY?"

DİYE SORULUNCA "YÜCE ALLAH'I TANIMAK" DEDİ



dualarla










BANNERİMİ SİTENİZE
EKLEMEK İÇİN















NAMAZI İHMAL
EDENLER İÇİN



Video'daki İçli bir ses
kıyamet suresinden şu ayetleri okuyor...
"Artık gözünüzü açın!
ne zaman ki can köprücük kemiğine dayanır,
"tedavi edebilecek kimdir?" denir.
(Can çekişen) bunun gerçek bir
ayrılış olduğunu anlar.
Ve bacak bacağa dolaşır.
İşte o (peygamberin getirdiğini)
doğru kabul etmemiş, namaz da kılmamıştı.
Aksine yalan saymış ve yüz çevirmişti.
Sonra da çalım sata sata yürüyerek
kendi ehline gitmişti. Layıktır (o azap) sana layık!
Evet, layıktır sana (o azap) layık.
İşte o gün sevk, ancak Rabbinedir "
(Kıyame Suresi, 75/26-35)


Baş örtüsü
tesettür ün
dinimizde yeri nedir?